Destek
Asistanı
Asistan

Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Obsesif-Kompulsif Bozukluk Nedir?

Pek çoğumuz zaman zaman çeşitli konularda evham, endişe be takıntılara kapılabilir. Günlük yaşam içinde ortaya çıkan bu duygular ile baş edebilir ve sorunlarımızı yaşamımızı etkileme noktasına

Obsesif Kompulsif Bozukluk, obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir ruhsal hastalıktır.

OKB(Obsesif Kompulsif Bozukluk), toplumun %2-3 de görülür. Çocuklukta ve erken erişkinlikte başlar, 2/3’ü 25 yaş altında başlar. %15’i 35 yaştan sonra başlar. Erkeklerde daha erken yaşlarda başlamasına rağmen genel olarak kadınlarda daha sık görülmektedir.

Obsesyon: Kişinin zihnine girmesine engel olamadığı,  zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kişin isteği dışında gelirler, kişi tarafından mantık dışı olarak değerlendirilirler. Yoğun sıkıntı ve huzursuzluğa yol açarlar.

Kompulsiyon: Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir. Ülkemizde ve diğer toplumlarda en sık görülen obsesyon ve kompulsiyon türleri şunlardır.

Bulaşma Obsesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu: Bulaşma obsesyonu kişilerin yaklaşık %50’sinde görülür. Kişin bedeninin ve giysilerinin kir, mikrop, toz gibi etkenler, kimyasal maddeler, deterjanlar, zehir, idrar, kaka,ve diğer beden salgıları ile bulaşacağına ilişkin takıntılarının(obsesyonların) yarattığı sıkıntıyı gidermek temizlik ve yıkanma davranışları ise kompulsiyonu oluşturur.

Kuşku Obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu: Kuşku obsesyonu hastaların yaklaşık  %40’ da görülür. Kişi gaz ocağı, kapı , kilit gibi nesnelerin açık kalmış olabileceğinden şüphe duyar(kuşku obsesyonu). Ütü gibi elektrik aletlerinin fişlerinin prizde takılı kalmış olabileceğinden kuşku duyar. Emin olmak için tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı duyar(kontrol kompulsiyonu) Bu kuşku ve kontroller yaşamın birçok alanında kendini gösterebilir.

Cinsel İçerikli Obsesyonlar: Kişinin kendine, yaşına, toplumdaki yerine yakıştıramadığı cinsel içerikli obsesyonlardır.

Dini İçerikli Obsesyonlar: Kişi kendini inanç ve görüşlerine tam karşıt bir biçimde ve çok yoğun sıkıntı yaratacak şekilde dini içerikli takıntılı düşünceleri düşünmekten alıkoyamaz.

Simetri/Düzen Obsesyon be Kompulsiyonları: Simetri gereksinimi ve düzen takıntıları da sık görülür. Kişinin tüm yaşamında simetri gereksinimi ve düzenlilik hakimdir.

Dokunma Kompulsiyonları: OKB hastaları bazı davranışları yapmadan önce kendilerince önemsedikleri bir eşyaya dokunma gereksinimi duyarlar.

Sayma Kompulsiyonları: Herhangi bir günlük aktiviteyi belirli bir sayıya kadar saymadan yaparsa işinin rast gitmeyeceğini düşünerek sayma davranışında bulunurlar.

Biriktirme ve Saklama Kompulsiyonu: Kişi” ileride gerekli olabilir” şeklinde bir düşünce ile gerekli olmayacak eşyaları biriktirebilir, saklayabilir.

OKB’ nin  Nedenleri Nelerdir

Genetik Nedenler: OKB’li hastaların anne babalarında ve diğer akrabalarında bu hastalığın daha sık görülmesi hastalığın genetik bir yönü olduğunu düşündürmektedir.

Beyin İşlevlerinde Bozulma ve Serotonin: Beyin üzerinde yapılan araştırmalarda beynin bazı bölgelerinde ve özellikle beyin içindeki sinirsel iletimde önemli rolü olan serotonin maddesinin işlevlerinde bozukluk saptanması OKB’nin nedeni olarak araştırılmasına yol açmıştır.

Çocukluk Çağı Travmaları: Çocukluk çağı travmalarına maruz kalanlarda ileri yaşamlarında yaşanan travmanın, yatkın bireylerde OKB semptomlarının gelişme eğilimini güçlendirdiğidüşünülmektedir. Travma hastalığın kendisini oluşturmaz.

OKB Serebral fonksiyonları etkileyen patolojilerin bir sonucu olabilir. Örneğin ciddi kafa travmalarının ve Epilepsinin Obsesif Kompulsif Semptomlarla ilişkisi vardır. Çocuklarda enfeksiyon sonrası otoimmunite ile ilgili OKB formu tarif edilmiştir.

Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmelliyetçi  özelliklere sahip olan kişiler OKB ’ye yatkın kişiler olarak değerlendirilmektedir.

OKB Tedavisi

İlaç Tedavisi:  Serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar OKB tedavisinde oldukça yararlı olmaktadır. Hastanın kliniğinin şiddetine göre kombine tedavi düzenlenebilir ,  uygun doz artışları yapılabilir. OKB tedavisinde ortalama süre 2 yıldır.

Bilişsel Davranışçı Tedavi: Davranışçı tedavilerde amaç, hastayı kaygı veren ve kaygı oluşturduğu için kaçma ve kaçınma davranışlarına neden olan düşüncelerle(obsesyonlar) karşı karşıya getirmekte bu karşılaştırmanın oluşturduğu kaygıyı azaltmak için devreye giren tekrarlayıcı davranışları(kompulsiyonları) engellemektir. Hedef rahatsızlık veren düşüncenin oluşturduğu kaygıyı azaltmak ve alışma durumunun oluşmasını sağlamaktır. Bu şekilde yapılan tedaviye” Alıştırma Tedavileri” denir.

Bilişsel tedavilerde ise amaç, rahatsız edici düşüncelerin oluşturduğu sorumluluk algısını azaltmaktır. Sorumluluk biçiminde bir algılama olmadığında hastalar akla gelen rahatsızlık verici düşünceleri etkisiz kılmak için tekrarlayıcı davranışlar gösterme ihtiyacı hissetmeyeceklerdir. Amaç düşünceleri gerçek gibi algılamayı azaltmaktır. Düşüncelerinin bir felaketle sonuçlanacağını düşünen hastalardan bu düşünceleri durdurmak yerine, özellikle akla getirmeleri istenmekte ve ardından korkulan sonuçlarının oluşmadığını görmeleri tedaviye uyum sağlamakta önemli yararlar oluşturmaktadır.

Tedavide; İlaç tedavisi Bilişsel Davranışçı tedavi ile birlikte uygulanır. Tedaviye başvuran hastaların %75-85’i uygun kombine tedavilerle klinik olarak belirgin bir yanıta ulaşmaktadırlar.

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Dünyanın Neresinde Olursanız Olun, Bize Ulaşın.

İletişim

Diğer Programlar

Psikoterapi

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Panik Bozukluğu

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Agorafobi

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Vajinismus

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Panik Atak

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Depresyon

Uzm. Dr. Melek Türkmenoğlu Haltmeier

Yukarı